top of page

Şiir ve Üretken Yapay Zeka

Duyguları ifade etmek, diğer insanlarda benzer duyguları uyandırmak, birçok kişi için büyük bir tutku ve içsel bir arzudur. Bu amacı gerçekleştirmek ve duyguları derinlemesine iletmek için şiir, güçlenen kadim bir araç haline gelmiştir. Hızlı bir değişim süreci içindeyiz. Yakın geçmişe kadar, şiiri görselleştirmek amacıyla bir insanın çizim yapması gerekiyordu; bu süreç maliyetli ve zaman alıcıydı ve sadece belirli eserler için mümkündü. Ancak şimdi, üretken yapay zeka sayesinde bu süreç daha verimli hale geldi. Uzun metin girdilerini analiz ederek, anlam bütünlüğünde görsellere dönüştürebilen üretken yapay zeka, kullanıcının isteğine uygun çeşitli görselleri üretebiliyor. Bu sayede şair, şiiri için en uygun görseli seçerek paylaşabiliyor. Şairin duygu akışı, okuyucuya daha güçlü bir şekilde aktarılırken, bu sürecin zaman ve maliyeti de azalıyor. Dörtgöz olarak üretken yapay zeka teknolojilerine göre şiir içeriğine uygun görsel oluşturma teknolojilerini son 1 yıldır kullanmaktayız. DALL-E, Midjourney ve benzeri birçok ticari veya açık kaynaklı uygulama sayesinde edebiyat alanındaki pek çok yayında da üretken yapay zeka teknolojileri ile geliştirilmiş görsellere tanık oluyoruz.



Görsel yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Peki teknoloji sadece metinden görsel oluşturma doğrultusunda mı ilerliyor? Tabi ki hayır, 2023 yılı Mart ayında Modelscope firmasının metinden video oluşturma üretken yapay zeka algoritması ile Will Smith’in spagetti yemekte olduğu bir video oluşturuldu. Modelscope’un örneğinde üretilen video’nun kalitesi pek başarılı olmamasına rağmen birkaç yıl sonra metinden video geliştirme teknolojisinin nerelere gideceğini düşünen ilgili çevrelerde bu gelişme büyük yankı oluşturdu. 2024 yılı Şubat ayında ise beklenen gelecek çok daha kısa sürede gösterime sunuldu, bu devrimsel yenilik OpenAI firmasının Sora isimli üretken yapay zeka modeliydi. Öncelikle sadece belirli deneme kullanıcısına açılan model, kullanıcının paylaştığı metin komutlara göre bir dakikalık video’lar hazırlıyor. Bu video’lar öylesine başarılı ve gerçekçi ki, çoğu zaman yapay olarak üretildikleri anlaşılamıyor, model fizik kurallarını ve insan anatomisini göz önünde bulunduruyor, bu hem hayranlık hem de tedirginlik yaratıyor. Sora’nın film ve animasyon yapımı, eğitim materyalleri ve sosyal medya video’ları gibi birçok alanda kullanılacağına şüphe yok. Bizim merak ettiğimiz husus ise bu teknolojinin şiir üzerindeki etkisi ve yakın geleceği şiir açısından nasıl değiştireceği.


Sümer medeniyetinin şairlerine, şiirlerinin içeriğine göre bir dünyanın yaratılacağı ve şiiri dinlerken o dünyayı görecekleri söylense acaba ne düşünürlerdi? Belki de bunun kutsal bir güç olduğunu ve bu gücü kullananların da insan görünümlü ulu varlıklar olduğunu zannederlerdi. İşte öyle bir yüzyıldayız ki, artık şair şiirini yapay zeka ile paylaştığında, şiirinde anlatmak istediği dünyayı izleyicilerine gösterebiliyor. Şiirin duyguları aktarma hususundaki amacına bu araç ne kadar hizmet ediyor? Bir kısmımız bunun şiirin duygularının anlaşılması için önemli bir araç olduğunu düşünüp, diğer bir kısmımız ise video’ların hayal gücünü öldürerek duygu tetiklemeyi zayıflattığını savunabilir. Öyle ya da böyle şiirin 2024 yılından itibaren pek farklı bir ufka doğru yelken açtığını söyleyebiliriz.


(İstanbul, 2024)

bottom of page